Hassas Konular

 

Rusya Federasyonu'nda Anıtlar, Tarih ve Vatan Severlik :

Kuzeyin Geyik Yetiştiricileri ve Tuvalar

 


Can TEZİÇ*
1 Eylül 2016

(PDF)


CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v62), quality = 85köksav

Modern milletlerin sosyokültürel dinamiklerini analiz eden kuramcılar dil, kültür gibi olguların yanında tarih olgusunu da ele almaktadırlar. Tarih olgusu da tıpkı dil ve diğer sosyokültürel olgular gibi elitlerce toplumsal şuuru yaratmada birer millî sembole dönüştürülebilirler. Bu şekilde ele alınan tarihî olaylar büyük kitlelere geçmiş bilinci kazandırmanın yanında, aynı zamanda toplumsal birliği ve millî aidiyeti de güçlendirmektedir.

Tarih olgusu bu şekilde ele alındığında, bilimsel gerçekçiliğin yanında karşımıza tarihî olayların yeniden ele alınması veya bu olguların yeni bakış açıları ile yorumlanması olgusunu da karşımıza çıkarmaktadır.

Millet (nation) ve milliyetçilik (nationalizm) olgularına kısaca bakacak olursak, karşımıza çok geniş bir literatür çıkmaktadır. Fakat Ortaçağ Avrupa’sında “nasci” kelimesinden türeyen ve zaman içeresinde farklı anlamlarda kullanılan millet (nation) olgusu iki temel bakış açısı çerçevesinde kısaca ele alınabilir (Hechter, 2001: 10).

Bu bakış açılarından ilki Alman ekolü olarak bilinen ve kan bağı (jus sanguinis) temelinde ortak dil, kültür ve etnik gruba ait olma fikri üzerine kurulu olan anlayıştır (De Wenden 1998: 45). Diğer anlayış ise Fransız ekolü olarak bilinen ve belirli bir siyasî toprak parçası içerisinde doğmuş olmayı (jus soli) temel alan anlayıştır. Fransız ekolü, Alman ekolünün, aksine belirli bir etnik gruba olan aidiyetin ötesinde toplumsal bir sözleşme (anayasa) çerçevesinde farklı kökenlerden gelen bireylerin belirli bir siyasî sınır içerisinde ortak iradeleri ile oluşturmuş oldukları siyasî bir oluşumun neticesinde edinilen bir aidiyettir (De Wenden 1998: 40).

Belirli siyasî sınırlar içerisinde varlık bulan bu tip bir millî aidiyet olgusu ise E. Renan tarafında “... bir ruh, manevî bir ilke, beraber yaşama arzusu ...” biçimindetanımlanmaktadır (De Wenden 1998: 40).  Bu tip bir manevî olgu ise mevcudiyetini kendi egemenlik sınırları içerisinde yaygın bir hâle getirdiği ortak dil ve vatan sevgisi (tarih bilinci) üzerine kurulu bir eğitim sistemi ile gerçekleştirmiştir. Devlet tarafından yüksek bir kültür (Gellner) amacı ile inşa edilen belirli bir eğitim sisteminin getirdiği normlar çerçevesinde sosyalizasyonlarını tamamlayan bireyler E. Renan’ın tanımındaki birlik beraberlik çerçevesinde oluşan ortak ruh hâlini de yaratmışlardır.

Ortak tarihî geçmiş ve vatan sevgisi üzerine kurulu bir birlik anlayışı çerçevesinde geliştirilen okullaşma ve buna bağlı bir ders müfredatının yanında toplumlara geçmiş bilincini aşılayan anıtların inşası da bir başka önemli faktördür. Bu olgu ise bize mekân (ing. place) ve hafıza (ing. memory) olgularının bir arada ele alınması gerekliliğini hatırlatmaktadır.
Sosyal bilimcilerin yapmış oldukları çalışmalar göstermiştir ki anıtlar toplumsal hafızanın korunduğu millî olgular olarak anlam, sosyal ilişkiler ve toplumsal tecrübenin bir arada korunduğu mekânlardır (Till, 2003: 291).  

Diğer bir deyişle mekân inşası aynı zamanda toplumsal hafızanın kuvvetlendirilmesi ile birlikte toplumun kültürel ve siyasî olarak da şekillendirilmesinde kullanılan araçlardandır. Özellikle  ulus-devlet inşası esnasında bu tip mekânların inşası sosyal istikrar / kararlığın sağlanması ve kurumsal olarak kök salmanın dışında aynı zamanda gelecek nesiller ile geçmiş arasında bağ kurmanın bir aracı olmuştur. Ulus-devletin inşası esnasında kurulan anıtlar, abideler, heykeller, kamu binaları, meydanlar, parklar ve müzeler yukarıda da değinildiği üzere genç nesillerin içerisinde sosyalleşebilecekleri birer sembolik mekân olarak tasarlanmışlardır. Bu  sosyal çevre içerisinde amaçlanan normlar çerçevesinde sosyalizasyonunu tamamlayan yeni kuşaklar ise inşa edilmek istenen yeni kimliğin bireylerini oluşturmaktadırlar.

Tarihsel olarak Alman Romantizminin etkisi ile gelişen Slavofilizm Rusya’da milliyetçilik olgusunu etnik temeller üzerinde temellendirmiştir. Bu anlayış Sovyet döneminde her ne kadar sonradan bütünleşmeyi amaçlayan enternasyonal bir anlayış ile ele alınmış olsa da Yerlileşme Politikası (Rus. Korenizatsii) çerçevesinde devlet ve toplum düzeyinde çok güçlü olarak etnik aidiyetlerin inşası ve bu aidiyetlerin idarî olarak tanınması sonucunu da beraberinde getirmiştir. Bu idarî uygulama ise Stalin’in kültürel temelli (Alman ekolü) bir millet tanımlaması ile gerek Sovyet sosyal bilimi anlayışını gerekse Sovyetler Birliği'ndeki siyasî-toplumsal tasavvuru da şekillendirmiştir.

Her ne kadar günümüz Rusya Federasyonu'nda millet kavramı hususunda yukarıda belirtildiği üzere Alman ekolü hâkim olsa da özellikle dağılma sonrası dönemin sosyal, politik ve ekonomik zorunlulukları neticesinde Rusya Federasyonu elitinin bir kısmı millet olgusunun tanımlanması konusunda farklı bir yaklaşım sergileyerek Fransız modeli çerçevesinde farklı bir tutum sergilemeye başlamışlardır.

Rusya Federasyonu'nun kendine has şartları ile birleşen ve vatan severlik üzerine inşa edilmeye çalışılan kendine özgü bu anlayış pek çok farklı faaliyette olduğu gibi kendisini yeni yapılan İkinci Dünya Savaşı (Büyük Vatan Savaşı) anıtlarının inşasında da göstermektedir.


köksavToplumsal hafızayı güçlendirmek için yapılan bu yapıların durumlarına daha yakından bakarsak öncelikle karşımıza Tuva ve Kuzeyin Geyik Yetiştiricileri olmak üzere iki farklı örnek çıkmaktadır. Bir önceki Büyük Vatan Savaşı anıtlarından farklı olarak bu projelerde öne çıkarılan unsur salt bir Büyük Vatan Savaşı anıtının ötesinde bu savaşta savaşan etnik gurupların tarihî ve etnografik özelliklerinin  bu Büyük Vatan Savaşı ile görece daha bütünleşmiş olmasıdır.  


Büyük Vatan Savaşı ve Tuva

Almanlar, Tuvalı Gönüllüleri cephede almış oldukları kesin galibiyetler karşısında “Alm. Der Schwaeze Tod” “Siyah Ölüm” ismini takmışlardır. 1921 yılında bağımsızlığını kazanan Tuva Cumhuriyeti 1944 yılına kadar gerek iç gerekse dış politikada Sovyetler Birliği ile sıkı ilişkiler içerisine girmiş ve bu ilişkiler sonucunda 1944 yılına kadar Tuva’nın içerisindeki tüm yapısal değişimler sonucu aynı yıl Sovyetler Birliği'ne katılmıştır. Daha Sovyetler Birliği'ne katılmadan Tuva 22 Haziran 1941 yılında Almanlara karşı gönüllü olarak İkinci Dünya SavaşCREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v62), quality = 85ı'na Sovyetler Birliği'nin yanında girdiklerini deklare etmişlerdir. Savaş ilanı ile otuz sekiz bin kişilik bir ordu ile cephe hazırlığı yapan Tuva aynı zamanda Stalin’e yolladıkları bir mektup ile “ Biz birlikteyiz, bu bizim de savaşımız” mesajını iletmiştir. 1941-1944 yılları arasında Tuva rezervlerinden çok miktarda altını Sovyetler Birliği'ne yollamıştır. Yine 1941-1944 yılları arasında Tuva Kızıl Orduya yiyecek, malzeme, at ve büyük baş hayvan yardımı yapmıştır. 200 kişiden oluşan Tuvalı ilk gönüllü grubu Kızıl Orduya 1943 yılında katılmıştır. Bu grup kısa bir eğitim sonrası yirmi beşinci tank alayına katılmıştır. İkinci gönüllü grubu ise yine 1943 yılında iki yüz altı süvariden oluşmaktadır. Bu grup Batı-Ukrayna'ya gitmiş ve burada büyük başarılar kazanmıştır. Öyle ki savaşta esir düşen Alman subay Hans Remke Tuvalılar için bilinç altlarında Atilla’nın orduları tasvirini yapmıştır. Tuvalı gönüllüler pek çok farklı cephede (Ukrayna, Moldova, Romanya, Macaristan ve Çekoslovakya) ve farklı askerî sınıflarda (tank, süvari, hava kuvvetleri) kendini ispatlamış ve büyük başarılar göstermiştir. Bu savaşa toplam 8000 Tuvalı asker katılırken bu askerlerin bir çoğu farklı madalyalar ile ödüllendirilmiştir (1).

köksavEylül 2014 yılında Tuva devlet komisyonunca alınan bir karar ile Tuva'da Büyük Vatan Savaşına katılan Tuvalı gönüllüler adına yeni bir anıt yapma kararı alınmıştır (2). Bu proje zaman içerisinde farklı aktiviteler ile gündeme gelen bir süreçtir.  
Tuva’da Tuvalı Gönüllüler adına yapılacak bu anıt için gerek kolektif gerekse sıradan vatandaşlar yer almaktadırlar. Bu çalışma Büyük Vatan Savaşının genç nesillere daha rahat aktarılabilmesi amacı taşımaktadır. Bu çerçevede yapılan faaliyetlerde yer alan yetkililerin konuşmaları da tarih, hafıza ve kimlik olgularını bu anıt projesi çerçevesinde çok net yansıtmaktadır. Örneğin Tuva Cumhuriyeti Cumhur Başkanı Şolban Kara-ool 2015 yılında Tuvalı gönüllüler adına inşa edilecek anıtın konulmasının planlandığı yere bir anı taşı dikme törenindeki konuşmasında şu noktalara değinmiştir: Bundan yetmiş iki yıl önce en kanlı savaşa Tuva’dan iki yüz altı savaşçının yollandığının, bu ölümsüz askerlerin onuruna bu yıl yetmişinci yıl dönümü için bir anıtın yapılmasının gerekliliğinin altını çizmiştir. Aynı toplantıda Tuva’nın Büyük Vatan Savaşı sırasında Sovyetler Birliği'ne yapmış olduğu çeşitli yardımlar hatırlatılırken Tuvalı gönüllülerin Batı-Ukrayna’da seksen yerleşim köksavbiriminin nasıl kurtardığını anlatmıştır. Bu bölgede verilen mücadelede iki yüz altı gönüllüden kırk beşinin bu topraklarda misafir olarak kaldığını vurgulayan Şolban Kara-ool doksan yedi Tuvalı gönüllünün de Tuva’ya geriye döndüğü bilgisini tekrarlamıştır (3). Konuşmasında Mayıs 1943 yılında Tuvalı Tankçılardan ve Japon ordusunun yenilgisinde görev alan Tuvalı havacılardan bahseden Şolban Kara-ool, Tuvalı gönüllülerin kahramanlığı adına bir anı taşını bıraktıklarını belirtirken, Tuvalı gönüllülerin her zaman için kahraman olduklarını ve onları unutmamanın da kendileri için bir borç olduğunu belirtmiştir.  Aynı buluşmada Tuvalı Gönüllülerin Torunları organizasyonu başkanı Aleksey Sunduy ve öğrencilerin dışında toplumun farklı kesimlerinden de pek çok katılım gerçekleşti (3). Yapılacak olan anıt için organize edilen kutlama gecesinde yapılması planlanan anıtın sunumunun yanında program boyunca arşiv fotoğrafları ve filmler sergilenmiştir (4). köksav

 

Bu anıt çerçevesinde yapılan bir başka faaliyette ise şu ifadeler kullanılmıştır: “ ... Herkes bilmeli ve hatırlamalıdır ki Büyük Vatan Savaşı tüm zamanların ve tüm halkların en kanlı savaşıdır ve bizim askerlerimizin bu savaştaki rolünü bizim çocuklarımıza, çocuklarımızın çocuklarına ve torunlarına hatırlatmamız gerekmektedir” (5). Toplantıda aynı zamanda Rusya kahramanı unvanını alan Tuvalı Sergey Kujugetoviç Şoygu’nun bir sözüne referans verilerek “... kimseye tarihi yeniden yazmaya veya tarihi yeniden şekillendirmeye fırsat verilmemelidir. Tarihî gerçekler gelecek nesiller için savunulmalıdır. Bu da bizin vakfımızın görevidir” ifadeleri tekrarlanmıştır (5). Vakıf başkanı Sagaan-ool Dolgar   ... bizim topraklarımızın oğulları – Tuvalı gönüllüler – faşizm ile mücadele etmek için kendi istekleri ile gittiler. Giderken biliyorlardı ki belki bir daha geri dönmeyecekler. Fakat bu onların kararlarını etkilemedi. Savaştan hiç biri çekilmedi. Bazıları döndü, bazıları dönemedi. Bizim sizlerle birlikte ödevimiz – borcumuz sadece topraklarımızdan çıkan bu yiğitleri hatırlamak ve onlar ile gurur duymak değil, aynı zamanda bizden sonra gelecek kuşaklara onların şanlı tarihini iletmektir şeklinde söz almıştır (5). Gecede aynı zamanda eski fotoğraflardan bir serginin de bulunmasıyla birlikte diğer Tuvalı Gönüllülerin torunları toplantıya katılarak anılarını ve dileklerini dile getirmişlerdir (5).


Projenin heykeltıraşı Konstantın Ziniç projesini anlatırken her şeyden önce yapmış olduğu eserin net bir şekilde Büyük Vatan Savaşında cepheye giden Tuvalı Gönüllüleri yansıtmasını amaçladığını belirtmektedir. Bunun dışında at figürünün Tuva sanatının temel üslubu olmasının etkisini belirtirken eserin merkezinde at ve insanı bir arada ele aldığını söylemiştir (6).

Büyük Vatan Savaşı ve Kuzeyin Geyik Yetiştiricileri

köksav
1941 yılı sonunda Sovyetler Birliği'nin kuzey kıyılarını savunma amacı ile Karalye cephesinde bölgenin yerlilerinin liderliğinde geyiklerin kullanıldığı kızaklardan oluşan Kızaklı-Ulaşım Taburlarının (Rus. Olenno-transportnıye batal’onı) kurulmasının emri hazırlanmıştır. 1942 yılının Ocak ayı sonlarında bölgede yaşayan ve bölgeyi iyi bilen yerlilerden oluşan toplam dört tabur oluşturulmuştur. Bu taburların başlıca görevi silah ve mühimmatın Arhangels ulaşımını sağlamaktı. Silah ve mühimmatın yanı sıra Kızaklı-Ulaştırma Taburları aynı zamanda cepheden yaralı taşıma ve özellikle bölgedeki askerî uçakların uçmaları için gerekli olan çok önemli yedek parçanın naklinde de görev almışlardır. Başlıca Nenets ve Komi Bölgelerinin yerlilerinden oluşturulan bu taburlar savaş süresince cephe gerisine on bin yüz kırk iki yaralı asker taşımıştır. Bunun yanında Kızaklı-Ulaştırma Taburları cepheye sekiz bin asker ve on yedi bin ton cephane ulaştırmıştır (7, 8). köksav


Bu dört tabura daha yakından bakarsak bu askerî unsurların Arhangelsk oblastının Mazensk ve Luşukonsk reyonlarında oluşturulduğunu görürüz. Bu dört taburdan üçü biner geyikten ve yüzer askerden oluşmakta idi. Dördüncü Tabur ise Nenets okruğunda, Malozamel’sk ve Bol’şezemel’sk Tundralarında kurulmuştu. Bu tabur iki yüz elli asker ve dört bin beş yüz geyikten oluşan en büyük taburdu. Bunun dışında Çukotya gibi uzak bölgelerden de kızaklı-ulaştırma grupları olduğu bilinmektedir (8).

 

 


köksavYandaki haritada ise Kızaklı-Ulaştırma Taburlarının savaş sırasında gerçekleştirmiş olduğu hareket rotası gösterilmektedir (7).

 

 

 

 

 

 

köksavSavaşın koşullarına daha yakından baktığımız zaman 1941 yılında dâhil olduklar dünya savaşı ile Karelya cephesi geniş bir cephe hâline geldi. Bu geniş alan içerisinde binlerce askerin ve mühimmatın ikmal yollarının olmayışı ve derin kar yüzünden mevcut taşıma araçları (kamyonlar, traktörler veya at) ile gerçekleştirilemiyordu. Bu savaş aynı zamanda tarihte ilk kez kutup kışında bu kadar fazla sayıda ikmali gerektiren bir savaş olma özelliğini de taşımaktadır. Bu çerçevede her gün on binlerce asker yiyecek ve cephane ihtiyacı içindeydi. Aynı zamanda yaralı askerlerin de cephe bölgesinden iç bölgelerdeki sağlık merkezlerine taşınması gerekmekteydi. Bu tarihî hatırlatma ile Kızaklı-Ulaşım Taburlarının İkinci Dünya Savaşı'nda Alman-Nazilere karşı verilen mücadelede ne denli önemli rol aldıkları açıktır.   

  
köksavköksav

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlk olarak Rusya Federasyonu'nda Kızaklı-Ulaşım Taburları (Rus. Olenno-transportnıye batal’onı) anısına 23 Şubat 2012 yılında Nar’yan-Mare’ de bir anıt inşa edilmiştir. Arhangelskli heykeltıraş Sergei Suhina yapmış olduğu eserde disk şeklinde betimlediği tundura güneşinin önünde geyik çobanı bir Nenets ve yanında geyiği ve huskiy cinsi köpeğini tasvir etmiştir (8).   
20 Kasım 2013 yılında da Nenets Otonom Okruğunda kızaklı-ulaştırma taburları anısına (1941-1945) bir anma gerçekleştirilmiştir. Bu günün özelliği ise yetmiş iki yıl önce Sovyetler Birliği Savunma Bakanlığının Kızaklı-Ulaşım Taburlarının kuzey kıyılarının savunması için kurulması yönünde aldığı kararın yıl dönümü olmasıdır. 
Bu çerçevede Geyik Yetiştiricisi Kızaklı-Ulaşım Taburları anısına benzer anıtların inşası için Murmansk bölgesinden de proje planlarının basına yansımış olduğunu görmekteyiz. Bu konuda ajans Flash North şu şekilde bir basın açıklaması yaparak kararı desteklemiştir. “ ... Geyik Yetiştiricisi Kızaklı-Ulaşım Taburları bir anıt ile ölümsüzleştirilmelidir. Onlar bizlerin hayatlarını kendi hayatları pahasına korudular...”.    (9, 10, 11). 

Sonuç olarak Rusya Federasyonu'nda kimi elitler transformasyon sonrasında değişen ekonomik, sosyal ve siyasî dinamikler sonucunda kimlik politikalarında farklı bir bakış açısı yakalamak zorunda kalmıştır. Uygulamalarda da görüldüğü üzere bu bakış açısı devletin uygulamalarına da yansımaktadır. Teorik anlamda bu değişim değerlendirilirse, Alman ekolünden Fransız ekolüne bir geçiş olarak yapılacak bir tespit sanırız ki çok yanlış olmayacaktır. Uygulamada ise bu güne kadar katı bir etnik politika üzerinden ayrıştırılmış Rusya Federasyonu halkı ise ortak geçmişe referans verilerek bütünleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu ortak geçmiş için en önemli tarihî kaynak ise kuşkusuz Büyük Vatan Savaşıdır. Yapılan anıtlarda da ana tema Sovyetler Birliği'ndeki tüm etnik grupların katılmış olduğu bir mücadele üzerinde farklı etnik grupların kendilerine özgü tarihî ve etnografik değerleri vurgulanmaktadır. Diğer bir deyişle Büyük Vatan Savaşı ile farklı kültür, dil, din gibi olgulara sahip etnik gruplar arasındaki farklılıklar azaltılmaya çalışılırken aynı zamanda da bu farklı etnik gruplar bir araya getirilmeye çalışılmaktadır.

 

Kaynaklar

De Wenden, C.W. (1998). Ulus ve Yurttaşlık: Hem Rakip Hem Ortak. Jean LECA (Ed.),Uluslar ve Milliyetçilikler (Çev. Siren İDEMEN), İstanbul: Metis, s. 39-48.
Hechter, M. (2001). Containing Nationalism, Oxford: University Press.
Till, K.E. (2003). Places of Memory. Agnew. J, Mitchell. K, Toal (Tuathail).G (Ed.), A Companion to Political Geography, Blackwell Publishing,  s. 289-302.

 

Elektronik Kaynaklar

  1. Tuvintsı: “çernaya smert’” vermahta. http://russian7.ru/post/tuvincy-chernaya-smert-vermakhta-2/
  2. V Tuve sozdayetsya goskomissiya po soorujeniyu pamyatnika tuvinskim frontovikam-dobrovol’tsam http://www.tuvaonline.ru/2014/10/24/v-tuve-sozdaetsya-goskomissiya-po-sooruzheniyu-pamyatnika-tuvinskim-frontovikam-dobrovolcam.html
  3. V Tuve sostayalas zakladka kamnya na meste vozvedeniya pamyatnika tuvinskim dobrovol’tsam srajavşimsya s faşistam http://www.tuvaonline.ru/2015/09/01/v-tuve-sostoyalas-zakladka-kamnya-na-meste-vozvedeniya-pamyatnika-tuvinskim-dobrovolcam-srazhavshimsya-s-fashistami.html
  4. Blagotvoritel’naya aktsiya pos boru sredstv na pamyatnik tuvinskim dobrovol’tsam 19 marta http://www.tuvaonline.ru/2016/03/15/blagotvoritelnaya-akciya-po-sboru-sredstv-na-pamyatnik-tuvinskim-dobrovolcam-startuet-19-marta.html
  5. V Tuve spustya 72 goda naçinaetsya ispolneniye ukaza prezidiuma malogo hurala TNR 1944 goda ob ustanovlenii pamyatnika tuvinskim dobrovol’tsam http://www.tuvaonline.ru/2016/03/21/v-tuve-spustya-72-goda-nachinaetsya-ispolnenie-ukaza-prezidiuma-malogo-hurala-tnr-1944-goda-ob-ustanovlenii-pamyatnika-tuvinskim-dobrovolcam.html
  6. İspolnitelem pamyatnika dobrovol’tsam tuvinskoy narodnoy respubliki stanet skul’ptor Konstantin Ziniç http://www.tuvaonline.ru/2015/12/18/ispolnitelem-pamyatnika-dobrovolcam-tuvinskoy-narodnoy-respubliki-stanet-skulptor-konstantin-zinich.html
  7. V boy idet olennaya armiya http://www.chumoteka.ru/2010/05/blog-post_08.html
  8. Oleni na voyne – olennaya armiya vov: pamyatniki olenno-transportnım batal’onam http://www.nexplorer.ru/news__12277.htm
  9. V Murmanske mojet poyavit’sya pamyatnik boytsam-olenevodam VOV http://flashnord.com/news/v-murmanske-mozhet-poyavitsya-pamyatnik-boycam-olenevodam-vov
  10. Saami sobirayut sredstva na pamyatnik olenno-transportnım batal’onam http://www.csipn.ru/glavnaya/novosti-regionov/2310-saami-sobirayut-sredstva-na-pamyatnik-olenno-transportnym-batalonam#.V5SxX1dEZ-U
  11. V Murmanske naşli mesto dlya pamyatnika olenno-transportnomu batal’onuhttp://www.csipn.ru/glavnaya/novosti-regionov/2364-#.V5Sxm1dEZ-W

 

*Yrd.Doç.Dr. Can Teziç, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi.

 


 

KÖKSAV E-Bülteni, KÖK Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı (KÖKSAV) tarafından çıkarılmaktadır. KÖKSAV bağımsız ve bağlantısız, günlük siyasî konumu olmayan bir kurumdur; merkezine Türkiye ve Türk dünyasını alarak araştırmalarını ulusal ve uluslar arası sosyal, siyasî ve stratejik konulara yoğunlaştırır, araştırma ve incelemeler yapar. Dolayısıyla, bu yayında ifade edilen bütün görüşler, değerlendirmeler ve varılan sonuçlar yalnızca yazarlarına aittir.

© 2016, KÖK Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı. Bütün hakları saklıdır.


Copyright © 2016 KÖK Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı